Kadın Sorunları

sorunlu bir evlilik dönemi


merhaba, yazılarınızı okudum, allah hepimize sabır versin.

yazılanlardan çok da farklı değil aslında benimde yaşadıklarım. belki fark olarak ekstra 15 sene var. eşimle lise arkadaşıydık, lise bittikten sonra dostluğa döndü ilişkimiz ve çok yakındık. annesiyle de anne kız gibiydik.
gibisi fazla öyleydik. özel yaşamını kendi kızından bile daha iyi bilirdim. hatta anne derdim. 29 yaşındayım, ömrümün yarısı onlarla birlikte geçti. annelerde arada bir görüşürdü, aralarıda iyiydi. ve geçen sene iki dost kafa
kafaya verdik, dedik ki bizi kimse almaz, sen deli ben çatlak.. evde kalıcaz, gel biz birbirimizi alalım:) tabii evvelde ikimizde de çekim vardı ama dostluk dört yapraklı bir yonca gibi, çok değerli.. dostluğumuzun bozulma
endişesiylede açılamamıştık birazda.. neyse söz nişan birarada oldu, o akşam anneme "ah bu kızı benim için doğurmuşsunuz, zaten kızım gibiydi, allah'tan daha ne isterim vs... dedi demesine ama o günden sonra güzel,
sevecen kadın gitti yerine tanımadığım bir gudubet geldi.

her iki tarafında geliri hemen hemen birbirine yakın, çok şükür fazlamız yok ama eksiğimiz de yok. annemde örf adetten ziyade masrafları ortak paylaşalım, zaten nişanda evde olduğu için düğüne de katkıda bulunurum dedi.
ah annem, keşke dilini arı soksaydı da söylemeseydin o cümleleri.

biz bişey anlayamadan her şey üstümüze yığıldı, gelipte bir hatır ziyareti edeceğine bizi ayağına çağırıyor, nişan süresince iki kere geldi o da eşimi ikaz ettim, aileme ayıp ediyorsunuz diye.. zaten o ziyarettede akadaşlarını
çekiştirdi, dizlerinin ağrısında bahsetti, ha bir de beni suçladı. sözüm ona bir ihtiyacınız varmı diye sorduğunda yok diyip geçiştiriyormuşum. bundan sonra sormayacakmış zaten.. evet doğru yok dedim, ama bir insan size
neye ihtiyacınız var cümlesiyle, benim etim ne budum ne ancak bu kadar yapabiliyorum cümlesini aynı anda kullanınca benim ağzımdanda sadece yok kelimesi çıkıyor haliyle.
bir yandan da yoklama çekmeyi ihmal etmiyor, yemek takımını sonradan da alabilirmişiz, illa her şeyi bir anda almak gerekmezmiş, biz genç insanlarmışız, çalışır alırmışız. yatak buzdolabı, ocak koltuk yetermiş vss. tuvalet kağını iki
yaprak kullanıcakmışız, ikimizde çalışyormuşuz kahvaltılığa gerek yokmuş. ya aslında konuşmak için de konuşuyor, o yüzdende zaman zaman (çoğu zaman) zırvalıyor. neyse,
alışverişe çıkalım diyoruz, haftasonu şileye gidicem işlerimi bitirmem lazım diyor. evlenmemize iki hafta kala akdenize 1 bir haftalık tatile gidiyor.
o da yetmedi, alınanların listesini yapmamızı istemiş, oğluyla bana haber gönderiyor anneme söylemem için.
nerden baksanız 3 kat fazla masraf yapmışız. ama tabi damat almak zor bu devirde..!
gelinlik provasına geliyor, elinde bir su şişesiyle. kaparo verilmesi gerekiyor, aa bana söylemediniz ki hazırlıksız yakalandım, diyiveriyor.
evi tuttuk, mobilyaların geleceği gün bende gelicem diye tutturdu, neyse geldi, elinden telefon düşmüyor, arkadaşlarını arayıp ay evin manzarası çok güzel, akşamlarıda burada ne güzel oturulur, sabah kahvaltısından önce yürünür,
anlatıyorda anlatıyor, bir ikitanesinede göstericekmiş evi hanfendi, öyle diyor. olllldu canım.
başka bir fikrimiz olmasına karşın, sırf arkadaşının kızının nikahında nikah şekeri çok şık olmuş diye planı değiştirip nikah şekeri yaptırdık, onun parasını bile listesine yazdı. yarısınıda bizimkine..
evlenmemize bir gün kalmış, bana alışverişe gidelim, sana iç çamaşırı alalım diyor.
kuaföre benimle gelip gelmeyeceğini sormuştum zamanında, o oğluyla bana haber göndermişti, kendi kuaförüme gidicem diye. düğün günü arıyor, beni saf dışımı bırakmak istiyorsun, niye kendi başınıza iş yapıyorsunuz diye azarlıyor.
daha da beteri, annem en sonunda telefon açıp ben bittim, benden bu kadar daha fazla mali açıdan açılamıycam demek zorunda kaldı, vay senmisin bunu söyleyen!! daha düğün olmadan takılacak takıların kendince hesabını
yapmış, kalan masraflar için ben borç alırım, düğünden sonrada takılan takılarla o borcumu öderim deme terbiyesizliğini gösteriyor. (vermedim tabi, oda ayrı)
hadi neyse de, asıl sorun evliliğimizin ilk günü başlıyor.
akşam beni istemeye geldiler, kapıdan girmek istemedi, hemen gidecekmişiz.. daha hazır değildim de zaten. oturun dedikçe sokak kapısında dikildi, salona bile girmedi. asansörle inildiği için ilk önce eşimle ben indik, annem de
camdan bana bakmak için pencereye gitmiş. o esnada sevgili kayınvalideciğimde arkasını dönüp çıkıp gitmiş evden. sonra da annemi bana şikayet etti. annen sen gidince arkasını döndü içeri gitti, yüzüme bile bakmadı diye.
söylediğim tek şey annemle ilgili problemlerinizi onunla paylaşın lütfen.. oldu.
evlendikten sonra iki hafta eşimin tarafından kimse aramadı, tabii eşimin cep telefonunu saymazsak. sonra dedimki, gel annene gidelim. (bu arada bende bir melek değilim ama allah var yukarda gerçekten edebimi bozmadım,
ama pisikopatlaşmaya başladım) gittik, hay gitmez olaydım evine. açtı ağzını yumdu gözünü, oğlunun yanında başladı, biz anne kız gibiydik, sen neden böyle yaptın, çok incindim ama fazla belli etmedim, işlerim çok yoğun,
dizlerim ağrıyor, tek başıma ancak bu kadar oldu,.. 40-45 dakika konuştu. sonunda dediğim şey şunlar oldu. siz gelin almadınız, ben size geldim. siz karışmak istemediğinizi söylüyorsunuz ama bunun adına karışmamak değil
ilgisizsizlik denir dedim. bende çok kırıldım, bu kırgınlığım tamir edilebilir umarım, ama biz buraya el öpmeye geldik, artık konuşmayalım dedikten on dakika sonrada kalktık zaten. ve arkamızda tuttuğumuz savaş baltalarını önümüze aldık.

beni üzen eşimin, pısırıklığıydı aslında. tek kelime etmeden, orda öylece oturdu.
ama ben sizin gibi metanetli olamadım, mizacım izin vermiyor. evde ilk tartışmayı yaşadık. bu tartışma tek taraflıydı aslında. sakin bir ses tonuyla başlayan, onun suskunluğuyla hiddetlenen ve ağzından bir tek kelime yada
mırıltı bile dökülmemesiyle dakikalar sonrasında krize dönüşen bir tartışma.

ertesi gün eşim konuşmak istediğini söyledi, söylediğim ve yaptığım her şeyde haklı olduğumu, annesinin neden böyle davrandığını anlamadığını, kendisiyle bile doğru düzgün konuşmadığını ve en önemlisi her şeyi
düzeltmeye gayret edeceğine yemin etti.

sonrası, bayram, o eve bir daha adım atmayacağıma yemin etmiştim ama kader işte aile büyükleri orada olduğu için gitmek zorunda hissettim. kadın, öpmedi bile beni, birde konuşmalar arasında ince ince laflar soktu.
hiç zorlamadım, direk kalkmamız gerektiğini söyledim ve evden ayrıldık.

evleneli 5 ay oldu, daha bir tek akrabası şu kapıdan içeri girmedi, ve telefonda etmedi. ama eşimin telefonu hiç susmuyor, nerdeyse iki günde bir akşamları eşimin cebinden arayıp konuşuyor.
biliyorum ki, hırs yaptı. inadından yapıyor. bu 5 ayda oğlunu belki beş altı kez gördü. eşim annesine gitmek istediğinde önce bana danışıyor. hiçbir zaman aksi bir şey söylemem, o da biliyor ama bunu saygısından yapıyor
şanslıyım ki beni seven bir eşim var, ve en başta bahsettiğim gibi en yakın dostum aynı zamanda. ya ben onu yola getiricem, yada o beni alt edicek.
fakat ne olursa olsun, birtek şeye sonsuz inanıyorum. ilahi adalet. kimsenin hakkı kimsede kalmaz. onu allah?a havale ettim.
evet ben bir kaynanazedeyim.

Psikolojik Sorunlar kategorisine, pelina ekledi. 4 Yorum aldı.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Yorumlar

' hmm.. ' esinti yazdı.

benimde öyle biraz, kaynanam olacak yengemle aram eskiden cok iyiydi. simdi sözlendik arada gicikliklsr oluyor.
ama senin kaynana birazcik yanlikliktan korkuyor sanki, oglunu kaybedeceginden korkuyor. bence tartismayi, yada arkadan konusmayi birakip direk kisa ve öz karsilikli konusun. mesela esinin tlfuna aradiginda: annecigim oglunla konusmusken benimlede konusa bilirsin gibi...
kaynanan cocuk gibi cabuk küsen galiba. acidim biraz nedense.
esin senin tarafinda galiba, onun icin hic sorun edip kafaya takma bence.
' ilginç ' asli1981 yazdı.

çok ilginç bir hikaye......anladığım kadarıyla senlede pek baş edemez yani....
' sabır.. ' limoni yazdı.

bosver derdın sadece annesi olsun onunla aynı yataga gırıp aynı evi paylasmıyorsun ya..esın senı sevıp saygı duyuyorsa gerisi hikaye..kendi ailene annesının yaptıklarından bahsetme onu melek gıbı de gosterme ama yaptıkarını anlatırsan hem cok uzulur ve ters ve sert tepkıler verirler..bu da ilerde senin aile saadetını engeller..bu dunyada sorunsuz evlılık var mı..etrafına bır bak..varsa da cok azx insan kıskanmıyorda deıl ama sınavdır..gecersek bız kazanırız..
' merhaba ' nazar_boncugu yazdı.

yazdıklarını dikkatle okudum.ve bu kayınvalideler hep böyle kötü olmak zorundalarmı diye düşünüyorum.bende senin gibi kayınvalidemin bitmez tükenmez dilinden çekiyorum.sanki herşeyi çok bilirmiş gibi herşey hakkında yorum yapar,zaten laf sokmadanda duramaz.kocamda annesinin hatalarını görmüyo zaten iş kocada bitiyor.kocan senin yanında ise boşver kimseyi takma kafana.herşeyin gönlünce olması dilğimle.

Etiketler

dostluk - evlenmeye karar vermek - mutlu bir aile yuvası kurmak istemek
Özel Arama

Eposta Adresiniz :
Şifreniz :
Üye Olun - Şifremi Unuttum



Son Yorumlar

   kaynanam yüzünden yine bunalımdayım' adlı soruna
   Canım Benim.. başlıklı yorum yapıldı.
   eşim sanal ortamda aldatıyormuş' adlı soruna
   kaçarak evlenmek başlıklı yorum yapıldı.
   Psikolojim bozuldu...' adlı soruna
   depresyondasın başlıklı yorum yapıldı.
   Evli Biri Tarafından Tecavüze Uğradım' adlı soruna
   yazık başlıklı yorum yapıldı.
   evli bir erkeğe aşık oldum' adlı soruna
   hata başlıklı yorum yapıldı.
   Psikolojim bozuldu...' adlı soruna
   bu nasıl bir çelişki başlıklı yorum yapıldı.
   eşim sanal ortamda aldatıyormuş' adlı soruna
   bırak derim başlıklı yorum yapıldı.
   nişanlım ve ailem arasında kaldım' adlı soruna
   aileni yabana atma derim başlıklı yorum yapıldı.
   Psikolojim bozuldu...' adlı soruna
   hayat dert etmeye değmez başlıklı yorum yapıldı.
   evli bir erkeğe aşık oldum' adlı soruna
   hatanın neresinden dönersen kardır başlıklı yorum yapıldı.